
source: WWD
Balenciaga 15-20 senelik bir aradan sonra parfüm sektörüne ‘Balenciaga Paris’ adlı parfümü ile Şubat 2010′da geri dönüyor. Balenciaga’nın tasarımcısı Nicolas Ghesquière projenin ve bu parfümün yaratılma prosesinin her adımında büyük bir rol oynamış. Menekşe kokusunun baskın olduğu bu parfümde sedir ve patchouli gibi ağaç kokuları da kullanılmış. Ghesquière’in WWD ile yaptığı söyleşiye göre kendisi parfümü romantik çiçeksi yerine tradisyonelin günümüz ve şehir hayatı ile buluşması olarak görüyormuş.
Konu parfüme gelince bir parfümü çok sevip benimseyince kolay kolay değiştiremiyorum; 3-5 parfümü bir arada kullananlardan kesinlikle değilim, hatta ve hatta herkesin kendisi ile özdeşleşen tek bir parfüm kullanmaları gerektiğini düşünüyorum…Sonuçta o parfüm sizin teninizle birleşip sizin kendi kokunuz, görünmeyen ama aynı zamanda en etkili aksesuarınız haline geliyor. Son iki senedir Burberry Brit’e olan sadakatimi hiç bir parfüm bozamadı ama sanırım bu en son aldığım şişe bittikten sonra bir değişiklik olsun diye parfümümü değiştireceğim, ama o yeni, o en doğru parfümü seçme prosesi beni malesef parfüm alışverişine çıkmaktan inanılmaz soğutuyor. En kafa karıştıran alışveriş bence kesinlikle parfüm alışverişi…10-20 tane parfümü aynı gün deniyorsunuz ve bir noktadan sonra istediğin kadar kahve kokla aynı kokuyu alıyor oluyorsunuz. O yüzden kafamda 3-5 tane parfüm belirleyip sadece bu parfümlere odaklanarak bu alışverişe çıkma kararı aldım. O 3-5 parfümden bir tanesi de Şubat ayında çıkacak olan Balenciaga Paris…