Eskiden bakar aa ne güzel kask derdim geçerdim. Artık ailemizin bir Vespa’sı olduğu için kask bir ihtiyaç haline geldi benim için. Olaya salt bir kafa koruma aracı olarak baksam sorun yok aslında. Sonuçta aksesuar özelliği de ağır basıyor; kocaman kafanı çevreleyen bir aksesuar. Renk, şekil, büyüklük önemli. Hem güzel olacak, hem de kafa koruyacak.
Sade ama güzel Vespa kasklara baktıktan sonra içimde bir kıpırtı oluştu. Motora binmezken bayıldığım, bir gün motor sahibi olursam (ben binmem, beyim biner, ben de arkasına yerleşirim) Ruby kask alırım sözüm aklıma geldi. Bir heves bilgisayar başına oturup Ruby kaskları araştırmaya başladım. 1000 dolardan başlayan fiyatları görünce nutkum tutuldu tabi. Eley Kishimito tasarımı Ruby’ye ($1350) bayıldım, Karl Lagerfeld’inkine de ($1800) hasta oldum.
Şimdilik ben severek aldığım mat şeker pembe Givi kaskımla seyahat edeceğim ama bir gün Ruby kaskım neden olmasın? İlla da Eley, Karl ya da Martin Margiela tasarımı Ruby olmasa da olur; benim gözüm aşağıda ki pembe beyaz puantiyeli olanda…
İnsanların kıyafetlerini incelemek yetmiyor gibi artık deli gibi kasklara bakar oldum…


Ben de oyle olacağım heralde, kask almaya gittim gelicem :p :))